| |
|
|
 |
| |
turkcafem
.com Eglence Sitesi..
|
 |
Sinema
| Filmler | | |
|
|
Vizyondaki filmler / 1:
|

|
Grbavica:
The Land of My Dreams Yönetmen:
Jasmila Zbanic Oyuncular: Mirjana Karanovic Luna Mijovic Leon Lucev Kenan
Catic Savaşın ardından
Saraybosna’da yaşam Savaş sonrası Saraybosna… Esma, 12 yaşındaki kızıyla kentin
Grbavica mahallesinde yoksulluk içinde yaşamaktadır. Kızını, babasının savaşta
şehit olduğuna inandırmıştır. Bir gece kulübünde garson olarak çalışmaya
başlayan Esma, bir yandan da savaşın yaralarını sarmak için düzenli olarak
kentte dul kadınların katıldığı rehabilitasyon merkezine gitmektedir. Günün
birinde kızı, sınıf arkadaşlarıyla okulun düzenlediği geziye katılmak ister.
Geziye ücretsiz katılabilmesi için babasının savaşta şehit düştüğüne dair bir
belgeye ihtiyacı vardır. Esma kızına böyle bir belge olmadığını söylediğinde
yavaş yavaş gerçekler ortaya çıkmaya başlar… Boşnak yönetmen Jasmila Zbanic’in
ilk uzun metrajlı filmi “Grbavica”, savaştan sonra Saraybosna’nın Grbavica
mahallesinde, kızıyla hayata tutunmaya çalışan dul bir kadının yaşamını yansıtan
çarpıcı bir film. 2006 Berlin Film Festivali’nde aldığı büyük ödülle dikkatleri
üzerine çeken film, savaş sonrasının acı ve korkularını sade ve etkili bir
biçimde anlatmayı başarıyor. Senaryosunu da Zbanic’in yazdığı filmde Mirjana
Karanovic, Luna Mijovic, Leon Lucev, Kenan Catic, Jasna Ornela Berry, Dejan
Acimovi, Bogdan Diklic ve Emir Had’ı Hafızbegovic rol alıyor. Filmin müziklerini
Enes Zlatar bestelemiş. | |

|
Sherrybaby Yönetmen:
Laurie Collyer Oyuncular: Maggie Gyllenhaal Brad William Henke Sam
Bottoms Kate Burton Sundance ve
Cannes atölyelerinden perdeye... 19 yaşında bir eroin bağımlısıyken hırsızlıktan
üç yıl hapis yatan Sherry Swanson’ın tek kaygısı, yokluğunda abisi ve eşi
tarafından yetiştirilen küçük kızı Alexis’e bakabilmektir. Ancak günlük hayatın
gerçeklerine hazırlıksızdır... Yönetmen Laurie Collyer, “Sherrybaby” projesini
Sundance ve Cannes Film Festivali atölyelerinde geliştirme fırsatı bulmuş.
Senaryosunu da Collyer’nin yazdığı filmin başrollerini Maggie Gyllenhaal (Sherry
Swanson), Brad William Henke (Bobby Swanson), Sam Bottoms (Bob Swanson, Sr.),
Kate Burton (Marcia) ve Giancarlo Esposito (Hernandez) paylaşmış. Filmin
müziklerini Jack Livesey bestelemiş.
| |

|
The
Hitcher: Otostopçu Yönetmen:
Dave Meyers Oyuncular: Sean Bean Sophia Bush Zachary
Knighton Kaçmak çözüm değil 1986
tarihli sinema klasiğinin bu gerilim yüklü ve yüksek tempolu yeniden çevrimi;
bir otostopçunun, iki gencin yolculuklarını kabusa dönüştürmesini anlatıyor… Jim
Halsey ve Grace Andrews, yağmurlu bir gecede John Ryder’ı arabalarına
almalarından kısa süre sonra, bu yabancının ölümcül bir psikopat olduğunun
farkına varırlar. Hayatlarını kurtarabilmek için kaçtıklarında, belanın henüz
yeni başladığının farkında değildirler. Zira John, işlediği cinayetleri Jim ve
Grace’in üzerine yıkmaktadır. Çift, bir yandan bu psikopat katili durdurmaya
çalışırken, diğer yandan da masumiyetlerini kanıtlamak için polisten kaçmaya
başlar… “Texas Katliamı” ve “Amityville Horror”un yapımcılarından başarılı bir
yeniden çevrim daha. Dave Myers’ın yönettiği “Otostopçu”nun başrollerini Sophia
Bush (Grace Andrews), Zachary Knighton (Jim Halsey) ve Sean Bean (John Ryder)
paylaşıyor. Eric Red’in orijinal senaryosunu esas alan filmin senaryosunu Eric
Red, Jake Wade Wall ve Eric Bernt birlikte yazmış. Müziklerse Steve Jablonsky
imzası taşıyor. | |

|
Umut
Adası Yönetmen: Mustafa
Kara Oyuncular:
Halef Tiken Gürkan Tavukçuoğlu Arzu Yanardağ Ali Sürmeli
Hayata yeniden başlamak için...
“Umut Adası”, Türkiye’den İngiltere’ye kaçak yollarla giden bir grup insanın
dramını anlatıyor… Farklı sınıf ve kültürlerden gelen çoğunluğu genç insanlar,
hayata başka bir yerden yeniden başlamak umuduyla İngiltere’ye doğru yola
çıkarlar. Kimi işlediği bir suç yüzünden kaçmaktadır, kimi zengin olma hayali
kurmakta, kimi de çocuğuna daha rahat bir gelecek sunmak istemektedir. Kimi yeni
bir lisan öğrenme derdindedir, kimi ailesine ekonomik anlamda yardım etme.
Kimisi de sadece macera arayışındadır… Özgün hikayesi Göksel Zeyrek'e ait olan
“Umut Adası”nı Mustafa Kara yönetmiş. Senaryosunu Ayşe Türk’ün yazdığı filmde
rol alan oyuncular arasında Halef Tiken (Asil), Gürkan Tavukçuoğlu (Yusuf), Arzu
Yanardağ (Vildan), Ali Sürmeli (Havas), Alican Yücesoy (Tuğra), Zafer Algöz
(Cevdet), Sefa Zengin (Tarkan), Anetta Kellow (Gina), Lilly Brown (Jessica),
Kerim Yağcı (Umut), Tarık Ünlüoğlu (Hamdi), Nurten Garip (Kader), Roza Erdem
(Sibel), Taner Turan (Kenan), H.İbrahim Kalaycıoğlu (Kaptan), Faruk Akgören
(Bekir), Yeşim Dalgıçer (Ceren) ve Mehmet Ali Nuroğlu (Çetin) var. Çekimleri
Kahramanmaraş - Elbistan'da Kamışçık Köyü, İstanbul'da Üsküdar, Beyoğlu ve
Galata, İngiltere'de Londra ve Haringey bölgesi ile Fransa'da Dover
Sınırkapısı'nda gerçekleştirilen filmin görüntü yönetmeni Ulaş Zeybek.
| |

|
Mutluluk Yönetmen:
Abdullah Oğuz Oyuncular: Talat Bulut Özgü Namal Murat Han Lale Mansur
Töre, aşk ve kaçış… Meryem, Cemal
ve İrfan’ın hayatlarının kesişmesiyle başlayan “Mutluluk”, töre, aşk, kaçış ve
farklı hayatların buluştuğu bir yolculukta yaşananları anlatıyor. Meryem, bir
göl kenarında baygın ve perişan halde bulunur. Ailesi, kızlarının bir
namussuzluk yaptığını düşüncesiyle onun töre gereği öldürülmesine karar verir.
Öldürme görevi ise yakın akrabası Cemal’e düşer. Çıktıkları ölüm yolculuğunda
Meryem ve Cemal’in yolları, Profesör İrfan Kurudal’la kesişir. Bu karşılaşma,
üçünün de kaderlerini değiştirecek mutluluğa doğru bir yolculuğun başlangıcı
olacaktır… Zülfü Livaneli’nin aynı isimli romanından uyarlanan “Mutluluk”u
Abdullah Oğuz yönetmiş. Senaryosunu Kubilay Tunçer, Elif Ayan ve Abdullah
Oğuz’un birlikte yazdıkları filmin başrollerini Talat Bulut (İrfan), Özgü Namal
(Meryem) ve Murat Han (Cemal) paylaşmış. Filmde ayrıca Lale Mansur, Mustafa
Avkıran, Emin Gürsoy, Şebnem Köstem, Meral Çetinkaya ve Alpay Atalan gibi
isimler rol almış. Çekimleri Marmaris, Bodrum, Karaman Taşkale Köyü ve
İstanbul’da gerçekleştirilen filmin müziklerini Zülfü Livaneli hazırlamış.
Livaneli’nin Türkiye’de 39 baskı yapan eseri “Mutluluk”, Amerika, İngiltere,
İsveç, Yunanistan, Fransa ve daha pek çok ülkede en çok satan kitaplar arasında
yer almıştı. | |

|
300 Yönetmen: Zack
Snyder Oyuncular:
Gerard Butler Lena Headey Dominic West Rodrigo Santoro Tutku, cesaret ve fedakarlığın destansı hikayesi “300
Spartalı”, M. Ö. 480 yılında geçen Thermopylae (Termopil) Savaşı’nı konu alıyor.
Sparta Kralı’nın ordusu ile Pers ordusu arasında başlayan savaş, tüm
Yunanistan’ın Persler’e karşı birlik olmasını sağlar. Sparta Kralı Leonidas ve
emrindeki 300 Spartalı’nın, tüm imkansızlıklara rağmen Pers Kralı Xerxes’in dev
ordusuna karşı verdiği ölümüne mücadele, dünyanın ilk demokrasinin kuruluşunun
da başlangıcı olacaktır… “Günah Şehri”nin yaratıcısı çizgi romancı Frank
Miller’ın çalışmasından esinlenilen “300 Spartalı”, tarihin en büyük
savaşlarından birini veren Spartalıların tutku, cesaret, özgürlük ve
fedakarlığının destansı hikayesini anlatıyor. Sinemaya geçiş yapmadan önce
reklam ve klip piyasasında en yaratıcı ve en aranan yönetmenlerden biri olarak
isim yapan ve sinema yönetmenliğine hit korku filmi “Ölülerin Şafağı” ile adım
atan Zack Snyder’ın yönettiği “300 Spartalı”nın başrollerinde Gerard Butler
(Kral Leonidas), Vincent Regan (Kaptan), Lena Headey (Kraliçe Gorgo), Dominic
West (Theron), Rodrigo Santoro (Xerxes), David Wenham (Dilios), Michael
Fassbender (Stelios), Tom Wisdom (Astinos), Andrew Pleavin (Daxos) ve Andrew
Tiernan (Ephialtes) var. Filmin senaryosunu Zack Snyder, Michale B. Gordon ve
Kurt Johnstad birlikte yazmış. Sanal arka planlar ile canlı aksiyonu birleştiren
filmin görüntü yönetimini Larry Fong, kostüm tasarımını Michael Wilkinson,
görsel efektlerini ise Chris Watts gerçekleştirmiş. Tarihin en gizemli
kültürleri arasında yer alan Spartalılar, asla geri çekilmemek ve teslim olmamak
üzere eğitildikleri için mükemmel birer savaşçıydılar. Filme ilham kaynağı olan
çizgi romanının yaratıcısı Miller, “Spartalılar herkes için gizemlerini
koruyorlar” diyor ve ekliyor: “Tam anlamıyla bir savaş toplumu olmaları,
kendilerini tamamen savaşmaya adamaları açısından eşsiz oldukları söylenebilir.”
Yönetmen Snyder, Miller’ın sözlerini şöyle tamamlıyor: “Spartalılar savaş için
yaşıyorlar. Savaşa bayılıyor, tek bir vücut gibi savaşıyorlar. Oluşturdukları
sistemde her savaşçının kalkanı, arkasındaki adamı koruyor. Kalabalık Pers
ordusu için bile, korkunç ve ürkütücü bir görüntü bu. Sayı bakımından düşmana
oranla ne kadar az olurlarsa olsunlar, gerçek bir Spartalı savaşçı, özgürlük
için ölmeye her zaman isteklidir; bunu ‘güzel bir ölüm’ sayar. Spartalılr
kendilerini fedakarlık ve özgürlük kelimeleriyle tanımlarlar”. Miller, 300
Spartalı’yı çizmek için yaptığı kapsamlı araştırmayı –ki bu araştırma onu
Termopil’in sert kayalıklarına götürmüş- “Sin City” ve “The Dark Knight Returns”
gibi efsanevi çizgi romanlarında sunduğu kendine özgü stiliyle birleştirmiş.
Spartalıların üniformalarını en temel ve simgesel özellikleriyle ortaya
koyarken, Termopil Savaşı’nın hikayesini, bunun öncesinde ve sonrasında Zerksas
ile Yunanlar arasında yaşananlarla süslemiş. Termopil’in toprakları üzerinde
dolaşmak Miller’ın üzerinde derin bir etki bırakmış: “Orası muazzam ve zafer
dolu şeylerin yaşandığı bir yer. Sahip olduğumuz her şeyin, Batı medeniyetine
ait olan her şeyin merkezi, potası olarak bu savaştan söz ediyoruz. Bugün bu
kadar özgür olabilmemizin bir nedeni var ve bu, daracık bir geçiti tüm
Yunanistan’a ilham verecek kadar uzun süre geçilmez kılan 300 genç adamın
hikayesi ile başlıyor.” Snyder filmini oluştururken, öncelikli olarak Miller’in
çizgi romanına sadık kalmaya çalışmış: “Fotoğraf gibi görünen bir film yapmak
yerine, sizi Frank’in çizgi romanında yarattığı dünyaya götürmek istedim. Bu
tarihi bir drama değil. Düz bir hikaye değil. Ayrıca tarihi açıdan bire bir
doğru olması da amaçlanmadı. Hedefimiz daha önce gördüğünüz hiçbir şeye
benzemeyen gerçek bir deneyim yaratmaktı”. Filmde Kral Leonidas’ı canlandıran
Gerard Butler’ın filmle ilgili yorumu ise şöyle: “Sanki orada bulunmuş ve savaşa
tanık olmuş biri uyuyup rüyasında her şeyi tekrar yaşamış gibi; çünkü
görüntülerin pek çoğu son derece açık… pek çoğu hayalgücünde geçiyor; bu yüzden
de, onu çok daha ileri taşımamıza olanak tanıyor. Tarih boyunca bir çok kişiye
ilham kaynağı olmuş, inanılmaz bir hikaye, ama belgesel değil. Tutku, politika,
şiddet ve daha pek çok şeyle dolu, hiper-gerçek, güzel mi güzel ve duygusal bir
dünyada geçen, fantastik bir hikaye.”
| |
 |
Sayfalar:Filmler Sinema
Sinema 2
Sinema 3 Ve Diziler |
|
savaş sineması savaş içinde gecen film yeni vizyondaki sinemalar film, erotik film yeni filmer türk filmi yabancı sinemalar, savaş korku bilim kurgu komedi komik güldürü gösterileri en yeni sinema gösterileri hangi film sinema yeni okuyun |